yedirmek

Anlamlar

أَطْعَمَ — يُطْعِمُ · الإطْعَام

أطعمتني أمي الحساء عندما كنت مريضا.

Annem hasta olduğumda bana çorba yedirdi.

غَذَّى — يُغَذِّي · التَّغْذِيَة

غذى المزارع حيواناته بالعلف.

Çiftçi hayvanlarına yem yedirdi.

دَسَّ — يَدُسُّ · الدَّسّ

حاول أن يدس رشوة لمنافسه.

Rakibine rüşvet yedirmeye çalıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler