yemekhane

كَانَتْ كَافِتِيرِيَا الْمَدْرَسَةِ مُزْدَحِمَةً لِلْغَايَةِ.

Okulun yemekhanesi çok kalabalıktı.

تَنَاوَلْنَا وَجْبَةَ الْغَدَاءِ فِي قَاعَةِ الطَّعَامِ بِالْمَصْنَعِ.

Fabrikanın yemekhanesinde öğle yemeği yedik.

مَطْعَم — مَطَاعِم

يُوجَدُ مَطْعَمٌ كَبِيرٌ فِي الْوَحْدَةِ الْعَسْكَرِيَّةِ.

Askeri birlikte büyük bir yemekhane var.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler