yemekli

لَدَيْنَا اجْتِمَاعٌ مَعَ وَجْبَةٍ هَذَا الْمَسَاءَ، يُرْجَى الْحُضُورُ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.

Bu akşam yemekli bir toplantımız var, lütfen zamanında gelin.

لَمْ نَضْطَرَّ لِشِرَاءِ وَجْبَةٍ إِضَافِيَّةٍ لِأَنَّ تَذْكِرَةَ الْحَافِلَةِ تَشْمَلُ وَجْبَةً.

Otobüs bileti yemekli olduğu için ayrıca yemek almamıza gerek kalmadı.

İlişkili Kelimeler