yenilmek

أَحْزَنَنِي خَسَارَتِي أَمَامَ خَصْمِي فِي الشِّطْرَنْجِ، يَجِبُ أَنْ أَعْمَلَ بِجِدٍّ أَكْبَرَ.

Satrançta rakibime karşı yenilmek beni çok üzdü, daha çok çalışmalıyım.

لَعِبَ فَرِيقُنَا بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ وَلَكِنْ لِلْأَسَفِ هُزِمْنَا فِي الْمُبَارَاةِ الْأَخِيرَةِ.

Takımımız çok iyi mücadele etti ama maalesef son maçta yenildik.

يُمْكِنُ أَنْ تَكُونَ الْهَزِيمَةُ فِي الْحَرْبِ كَارِثَةً كَبِيرَةً لِبَلَدٍ مَا وَلَهَا عَوَاقِبُ طَوِيلَةُ الْأَمَدِ.

Savaşta yenilmek bir ülke için büyük bir felaket olabilir ve uzun süreli sonuçları olur.