اِشْتُهِرَ الْفَرِيقُ بِعَدَمِ الِانْهِزَامِ طَوَالَ الْمَوْسِمِ.
Takım bütün sezon boyunca yenilmezliğiyle (yenilmemesiyle) tanındı.
اِشْتُهِرَ الْفَرِيقُ بِعَدَمِ الِانْهِزَامِ طَوَالَ الْمَوْسِمِ.
Takım bütün sezon boyunca yenilmezliğiyle (yenilmemesiyle) tanındı.
قَدْ يُؤَدِّي الشُّعُورُ بِالْمَنَعَةِ فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ إِلَى اسْتِرْخَاءِ الرِّيَاضِيِّينَ.
Yenilmezlik duygusu, bazen sporcuları rehavete sürükleyebilir.
آمَنَ الْجُنُودُ بِعَدَمِ الْقَهْرِ لِجَيْشِهِمْ.
Askerler ordularının yenilmezliğine inanıyordu.