yer almak

الْمُشَارَكَةُ فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ فُرْصَةٌ عَظِيمَةٌ بِالنِّسْبَةِ لِي.

Bu projede yer almak benim için büyük bir fırsat.

تَوَاجَدَتْ عَائِلَتِي بِأَكْمَلِهَا فِي الصُّورَةِ.

Fotoğrafta bütün ailem yer aldı.

تَحْتَلُّ كُتُبِي أَيْضاً مَكَاناً فِي هَذِهِ الْمَكْتَبَةِ.

Bu kitaplıkta benim kitaplarım da yer alıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler