yer yer

قَدْ تَشْهَدُ هَذِهِ الْمِنْطَقَةُ أَمْطَارًا غَزِيرَةً أَحْيَانًا.

Bu bölgede yer yer şiddetli yağmurlar görülebilir.

وَقَعَتْ أَعْطَالٌ فَنِّيَّةٌ مِنْ حِينٍ لِآخَرَ فِي الْحَفْلِ.

Konserde yer yer teknik aksaklıklar yaşandı.