yergi

تُعْتَبَرُ الْمَسْرَحِيَّةُ مِثَالًا عَلَى الْهِجَاءِ الَّذِي يَسْخَرُ مِنَ الْأَحْدَاثِ السِّيَاسِيَّةِ فِي تِلْكَ الْفَتْرَةِ.

Oyun, dönemin siyasi olaylarını hicveden bir yergi örneği olarak kabul ediliyor.

تَضَمَّنَ الْخِطَابُ السِّيَاسِيُّ الْكَثِيرَ مِنَ الْهَجْوِ اللَّاذِعِ ضِدَّ الْمُنَافِسِينَ

Siyasi konuşma, rakiplere karşı birçok sert yergi içeriyordu

يَنْتَقِدُ الْكَاتِبُ فِي رِوَايَتِهِ الْأَخِيرَةِ تَشَوُّهَاتِ الْمُجْتَمَعِ بِلُغَةٍ مَلِيئَةٍ بِالنَّقْدِ اللَّاذِعِ.

Yazar, son romanında toplumun çarpıklıklarını yergi dolu bir dille eleştiriyor.

Ayrıca: تَهَكُّم

İlişkili Kelimeler