يَجِبُ أَنْ يَكُونَ لَكَ مَكَانٌ فِي هَذَا المَشْرُوعِ بِالتَّأْكِيدِ، أَنْتَ مَوْهُوبٌ.
Bu projede senin de mutlaka bir yerin olmalı, yeteneklisin.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ لَكَ مَكَانٌ فِي هَذَا المَشْرُوعِ بِالتَّأْكِيدِ، أَنْتَ مَوْهُوبٌ.
Bu projede senin de mutlaka bir yerin olmalı, yeteneklisin.
كَانَ هَذَا الْفُسْتَانُ مُنَاسِبًا جِدًّا لِهَذِهِ الدَّعْوَةِ، إِنَّهُ أَنِيقٌ لِلْغَايَةِ.
Bu elbise bu davet için çok yerinde oldu, çok şık.
سَيَكُونُ لَهُ دَائِمًا مَكَانَةٌ خَاصَّةٌ فِي قَلْبِي.
Onun kalbimde her zaman ayrı bir yeri olacak.