yerine getirmek

يَجِبُ عَلَى الشَّرِكَةِ تَنْفِيذُ جَمِيعِ الْمُتَطَلَّبَاتِ الْقَانُونِيَّةِ.

Şirket, tüm yasal gereklilikleri yerine getirmek zorundadır.

كَمَا وَعَدْتُ، أَنْجَزْتُ جَمِيعَ الْمَهَامِّ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.

Söz verdiğim gibi, tüm görevleri zamanında yerine getirdim.

سَأَبْذُلُ قُصَارَى جَهْدِي لِلْوَفَاءِ بِالْوَعْدِ الَّذِي قَطَعْتُهُ.

Verdiğim sözü yerine getirmek için elimden geleni yapacağım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler