وَجَدَ الْمَطْعَمُ الَّذِي افْتُتِحَ حَدِيثًا مَكَانَهُ فِي الْمَدِينَةِ بِسُرْعَةٍ وَأَصْبَحَ مَشْهُورًا.
Yeni açılan restoran, şehirde kısa sürede yerini buldu ve popüler oldu.
وَجَدَ الْمَطْعَمُ الَّذِي افْتُتِحَ حَدِيثًا مَكَانَهُ فِي الْمَدِينَةِ بِسُرْعَةٍ وَأَصْبَحَ مَشْهُورًا.
Yeni açılan restoran, şehirde kısa sürede yerini buldu ve popüler oldu.
اسْتَقَرَّ كُلُّ شَيْءٍ أَخِيرًا فِي مَكَانِهِ وَعَادَتِ الْحَيَاةُ إِلَى طَبِيعَتِهَا.
Her şey sonunda yerini buldu ve hayat normale döndü.
اسْتَغْرَقَنَا وَقْتًا طَوِيلاً لِلْعُثُورِ عَلَى الْمَوْقِعِ الْأَنْسَبِ لِهَذَا الْمَشْرُوعِ.
Bu proje için en uygun yerini bulmak çok zamanımızı aldı.