yerini tutmak

سَيَحِلُّ هَذَا التَّطْبِيقُ مَحَلَّ الْبَرْنَامَجِ الْقَدِيمِ مِمَّا يَجْعَلُ الْأُمُورَ أَسْهَلَ.

Bu uygulama, eski programın yerini tutarak işleri daha kolay hale getirecek.

يُمْكِنُ لِهَذِهِ الْهَدِيَّةِ الصَّغِيرَةِ أَنْ تُعَوِّضَ عَنِ اعْتِذَارٍ كَبِيرٍ.

Bu küçük hediye, büyük bir özrün yerini tutabilir.

يُمْكِنُ لِهَذَا الْحَلِّ الْمُؤَقَّتِ أَنْ يَقُومَ مَقَامَ حَلٍّ دَائِمٍ.

Bu geçici çözüm, kalıcı bir çözümün yerini tutabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler