yerinmek

تَحَسَّرَ عَلَى الْفُرْصَةِ الَّتِي ضَاعَتْ مِنْهُ.

Elinden kaçan fırsata yerindi.

بَدَلًا مِنْ أَنْ تَتَأَسَّفَ عَلَى أَنَّكَ لَمْ تَدْرُسْ أَكْثَرَ، اِبْدَأْ فِي الدِّرَاسَةِ أَكْثَرَ الآنَ.

Keşke daha çok çalışsaydım diye yerinmek yerine, şimdi daha çok çalışmaya başla.

لَا يَسْتَطِيعُ المَرْءُ أَحْيَانًا أَنْ يَمْنَعَ نَفْسَهُ مِنَ النَّدَمِ عَلَى القَرَارَاتِ الَّتِي اتَّخَذَهَا فِي الماضِي.

İnsan bazen geçmişteki kararlarından dolayı yerinmekten kendini alamaz.