تَهْدِفُ الشَّرِكَةُ إِلَى تَوْظِيفِ الْمِئَاتِ مِنَ الْخَرِّيجِينَ الْجُدُدِ هَذَا الْعَامَ.
Şirket, bu yıl yüzlerce yeni mezunu yerleştirmeyi hedefliyor.
تَهْدِفُ الشَّرِكَةُ إِلَى تَوْظِيفِ الْمِئَاتِ مِنَ الْخَرِّيجِينَ الْجُدُدِ هَذَا الْعَامَ.
Şirket, bu yıl yüzlerce yeni mezunu yerleştirmeyi hedefliyor.
تَعْمَلُ الْحُكُومَةُ عَلَى تَوْطِينِ اللَّاجِئِينَ فِي مَنَاطِقَ مُخْتَلِفَةٍ.
Hükümet, mültecileri farklı bölgelere yerleştirmek için çalışıyor.
قَامَتِ الشَّرِكَةُ بِتَنْصِيبِ الْمُدِيرِ الْجَدِيدِ رَسْمِيًّا فِي مَنْصِبِهِ.
Şirket, yeni müdürü görevine resmen yerleştirdi.
وَضَعَتْ أُمِّي الْأَطْبَاقَ عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Annem tabakları masaya yerleştirdi.
زَرَعَ، أَسْكَنَ، أَوْلَجَ، بَوَّأَهُ مَكَانًا، بَوَّأَ، مَوْضَعَ