yerleştirilmek

يَتَقَدَّمُ الْخَرِّيجُونَ الْجُدُدُ بِطَلَبَاتٍ لِلتَّوْظِيفِ فِي شَرِكَاتٍ مُخْتَلِفَةٍ.

Yeni mezunlar, çeşitli şirketlere yerleştirilmek için başvuru yapıyor.

سَجَّلَ اللَّاجِئُونَ لِيَتِمَّ تَوْطِينُهُمْ فِي مَنَاطِقَ مُخْتَلِفَةٍ.

Mülteciler, farklı bölgelere yerleştirilmek üzere kayıt yaptırdılar.

أَقْسَمَ الْمُدِيرُ الْجَدِيدُ الْيَمِينَ لِيَتِمَّ تَنْصِيبُهُ رَسْمِيًّا فِي مَنْصِبِهِ.

Yeni müdür, görevine resmen yerleştirilmek için yemin etti.

İlişkili Kelimeler