yerli yerinde

كَانَ كُلُّ شَيْءٍ فِي مَكَانِهِ الصَّحِيحِ، وَكَأَنْ لَا أَحَدَ قَدْ لَمَسَهُ عَلَى الْإِطْلَاقِ.

Her şey yerli yerinde duruyordu, sanki hiç kimse dokunmamış gibiydi.

يَجِبُ أَنْ نُخَصِّصَ الْمَزِيدَ مِنَ الْوَقْتِ لِإِنْجَازِ هَذَا الْعَمَلِ كَمَا يَجِبُ.

Bu işi yerli yerinde yapmak için daha fazla zaman ayırmalıyız.

كَانَ كُلُّ كَلِمَةٍ قَالَهَا فِي مَحَلِّهَا، وَلَمْ يَسْتَطِعْ أَحَدٌ الِاعْتِرَاضَ.

Söylediği her söz yerli yerindeydi, kimse itiraz edemedi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler