yeterli

سَيَكُونُ هَذَا الْمَبْلَغُ مِنَ الْمَالِ كَافِيًا لِتَلْبِيَةِ احْتِيَاجَاتِنَا.

Bu miktar para, ihtiyaçlarımızı karşılamak için yeterli olacaktır.

هَذِهِ الْغُرْفَةُ ذَاتُ حَجْمٍ مُلَائِمٍ لِشَخْصَيْنِ.

Bu oda, iki kişi için yeterli büyüklükte.

هَلْ لَدَيْكَ الْخِبْرَةُ الْكَافِيَةُ لِهَذَا الْعَمَلِ؟

Bu iş için yeterli deneyime sahip misin?

Ayrıca: مُجْدٍ