yetki vermek

فَوَّضَتِ الشَّرِكَةُ المُهَنْدِسِينَ لِلْمَشَارِيعِ الجَدِيدَةِ.

Şirket, yeni projeler için mühendislere yetki verdi.

مَنَحَ الرَّئِيسُ نَائِبَهُ صَلَاحِيَّةً فِي بَعْضِ الأُمُورِ الهَامَّةِ.

Başkan, yardımcısına bazı önemli konularda yetki verdi.

يُعْطِي القَانُونُ الشُّرْطَةَ سُلْطَةَ إِجْرَاءِ عَمَلِيَّاتِ تَفْتِيشٍ فِي ظُرُوفٍ مُعَيَّنَةٍ.

Yasa, polise belirli durumlarda arama yapma yetkisi veriyor.

İlişkili Kelimeler