حَارَبَ الْجُنُودُ بِشَجَاعَةٍ وَصَدُّوا الْعَدُوَّ.
Askerler yiğitçe savaştılar ve düşmanı geri püskürttüler.
حَارَبَ الْجُنُودُ بِشَجَاعَةٍ وَصَدُّوا الْعَدُوَّ.
Askerler yiğitçe savaştılar ve düşmanı geri püskürttüler.
تَصَرَّفَ بِبَسَالَةٍ وَنَجَا مِنَ الْمَوْقِفِ الْخَطِيرِ.
Yiğitçe davranarak tehlikeli durumdan kurtuldu.
اقْتَحَمَ النَّارَ بِإِقْدَامٍ وَأَنْقَذَ النَّاسَ.
Yangına yiğitçe daldı ve insanları kurtardı.
بُطُولِيًّا، بِكُلِّ شَهَامَة