yitmek

ضَاعَ مِفْتَاحِي، كَيْفَ سَأَدْخُلُ الْمَنْزِلَ الْآنَ؟

Anahtarım yitti, şimdi eve nasıl gireceğim?

اخْتَفَتِ الشَّمْسُ وَرَاءَ الْغُيُومِ.

Güneş bulutların arkasında yitti.

يَزُولُ الْأَلَمُ مَعَ مُرُورِ الْوَقْتِ.

Acı zamanla yiter.

İlişkili Kelimeler