yoğurtlamak

قَدَّمَتْ أُمِّي الْبَاذِنْجَانَ مُغَطًّى بِاللَّبَنِ، كَانَ لَذِيذًا جِدًّا.

Annem patlıcanları yoğurtlayarak servis etti, çok lezzetliydi.

يُقَدِّمُ الْمَطْعَمُ الْأَطْبَاقَ مَعَ الزَّبَادِي، إِنَّهُ يَحْظَى بِإِعْجَابٍ كَبِيرٍ.

Restoran yemekleri yoğurtlayarak sunuyor, çok beğeniliyor.