لَقَدْ نَشَأَ مَحْرُومًا مِنَ الْحُبِّ وَالْعَطْفِ فِي طُفُولَتِهِ.
O, çocukluğunda sevgi ve şefkatten yoksun büyüdü.
لَقَدْ نَشَأَ مَحْرُومًا مِنَ الْحُبِّ وَالْعَطْفِ فِي طُفُولَتِهِ.
O, çocukluğunda sevgi ve şefkatten yoksun büyüdü.
فَشِلَ هَذَا الْمَشْرُوعُ لِأَنَّهُ فَاقِدٌ لِلْمَوَارِدِ الضَّرُورِيَّةِ.
Bu proje, gerekli kaynaklardan yoksun olduğu için başarısız oldu.
عَدِيم