yol bulmak

وَجَدْنَا أَخِيرًا حَلًّا لِهَذِهِ المُشْكِلَةِ المُعَقَّدَةِ.

Bu karmaşık soruna sonunda bir yol bulduk.

دَائِمًا مَا يَهْتَدِي إِلَى طَرِيقَةٍ عِنْدَمَا يَكُونُ فِي وَضْعٍ صَعْبٍ.

Zor durumda kaldığında her zaman bir yol bulur.

عَلَيْنَا أَنْ نَكْتَشِفَ مَخْرَجًا لِلْخُرُوجِ مِنَ الأَزْمَةِ.

Krizden çıkmak için bir yol bulmamız gerekiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler