طَوَّرَتِ الشَّرِكَةُ خَارِطَةَ طَرِيقٍ جَدِيدَةً لِلسَّنَوَاتِ الْخَمْسِ الْقَادِمَةِ وَشَارَكَتْهَا مَعَ جَمِيعِ الْمُوَظَّفِينَ.
Şirket, gelecek beş yıl için yeni bir yol haritası geliştirdi ve bunu tüm çalışanlarla paylaştı.
طَوَّرَتِ الشَّرِكَةُ خَارِطَةَ طَرِيقٍ جَدِيدَةً لِلسَّنَوَاتِ الْخَمْسِ الْقَادِمَةِ وَشَارَكَتْهَا مَعَ جَمِيعِ الْمُوَظَّفِينَ.
Şirket, gelecek beş yıl için yeni bir yol haritası geliştirdi ve bunu tüm çalışanlarla paylaştı.
نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى إِعْدَادِ مُخَطَّطِ عَمَلٍ مُفَصَّلٍ لِنَجَاحِ الْمَشْرُوعِ، وَإِلَّا فَقَدْ نَفْشَلُ.
Projenin başarılı olması için detaylı bir yol haritası hazırlamamız gerekiyor, aksi takdirde başarısız olabiliriz.
قَدَّمَتِ الْحُكُومَةُ اسْتِرَاتِيجِيَّةً مُفَصَّلَةً لِلتَّغَلُّبِ عَلَى الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ، وَأَبْلَغَتِ الْجُمْهُورَ بِذَلِكَ.
Hükümet, ekonomik krizi aşmak için kapsamlı bir yol haritası sunarak halkı bilgilendirdi.
خَرِيطَة طَرِيق، خَارِطَة الطَّرِيق