أَخَذْتُ مَعِي الْكَثِيرَ مِنْ زَادِ الطَّرِيقِ لِرِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun yolculuk için yanıma bolca yolluk aldım.
أَخَذْتُ مَعِي الْكَثِيرَ مِنْ زَادِ الطَّرِيقِ لِرِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun yolculuk için yanıma bolca yolluk aldım.
أَعْدَدْنَا هَدَايَا صَغِيرَةً لِضُيُوفِنَا كَهَدِيَّةٍ لِلْمُسَافِرِ.
Misafirlerimize yolluk olarak küçük hediyeler hazırladık.
اشْتَرَيْتُ سَجَّادَةَ مَمَرٍّ جَدِيدَةً لِجَعْلِ الْمَمَرِّ أَكْثَرَ دِفْئًا.
Koridoru daha sıcak hale getirmek için yeni bir yolluk aldım.
Ayrıca: مَصْرُوفُ طَرِيقٍ