وَقَفَ الْمُتَفَرِّجُونَ لِإِطْلَاقِ صَيْحَاتِ الِاسْتِهْجَانِ عَلَى قَرَارَاتِ الْحَكَمِ الْخَاطِئَةِ.
Seyirciler, hakemin hatalı kararlarını yuhalamak için ayağa kalktılar.
وَقَفَ الْمُتَفَرِّجُونَ لِإِطْلَاقِ صَيْحَاتِ الِاسْتِهْجَانِ عَلَى قَرَارَاتِ الْحَكَمِ الْخَاطِئَةِ.
Seyirciler, hakemin hatalı kararlarını yuhalamak için ayağa kalktılar.
بَدَأَ النَّاسُ فِي اسْتِهْجَانِ السِّيَاسِيِّ بَعْدَ سَمَاعِ أَكَاذِيبِهِ.
Politikacının yalanlarını duyan halk onu yuhalamaya başladı.
أَطْلَقَتِ الْمُدَرَّجَاتُ صَيْحَاتِ اسْتِنْكَارٍ عَلَى اللَّاعِبِ بَعْدَ أَدَائِهِ السَّيِّئِ.
Oyuncunun kötü performansı sonrası tribünler onu yuhaladı.