yumak

اشْتَرَتْ أُمِّي كُرَةَ صُوفٍ مُلَوَّنَةً لِحَفِيدِهَا لِتَصْنَعَ لَهُ كَنْزَةً.

Annem, torununa örmek için renkli bir yumak aldı.

كَانَتِ الْقِطَّةُ تَسْتَمْتِعُ كَثِيرًا بِاللَّعِبِ بِلَفَّةِ الْخَيْطِ.

Kedi, ip yumağıyla oynarken çok eğleniyordu.

كُتْلَة — كُتَل

تَشَابَكَ شَعْرُهَا وَأَصْبَحَ كُتْلَةً وَاحِدَةً.

Saçları birbirine dolanmış ve bir yumak haline gelmişti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler