كَانَ شَكْلُ الأَوْرَاقِ بَيْضَوِيًّا.
Yaprakların şekli yumurtamsıydı.
كَانَ شَكْلُ الأَوْرَاقِ بَيْضَوِيًّا.
Yaprakların şekli yumurtamsıydı.
هَذَا الْحَجَرُ لَهُ شَكْلٌ شَبِيهٌ بِالْبَيْضِ.
Bu taşın yumurtamsı bir şekli var.
كَانَ لَدَيْهَا وَجْهٌ عَلَى شَكْلِ بَيْضَةٍ.
Yumurtamsı bir yüzü vardı.