yutturmak

كَانَ مِنَ الصَّعْبِ جِدًّا إِقْنَاعُهُ بِهَذِهِ الْكِذْبَةِ.

Ona bu yalanı yutturmak çok zordu.

حَاوَلُوا خِدَاعَكَ بِهَذِهِ السَّيَّارَةِ الْقَدِيمَةِ عَلَى أَنَّهَا جَدِيدَةٌ.

Sana bu eski arabayı yeni diye yutturmaya çalıştılar.

لَا يُمْكِنُكَ تَمْرِيرُ هَذِهِ الْعُمْلَةِ الْمُزَيَّفَةِ عَلَى أَيِّ شَخْصٍ.

Bu sahte parayı kimseye yutturamazsın.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler