إِنَّهُ طِفْلٌ مُتَهَوِّرٌ لِلْغَايَةِ، يُمْكِنُهُ أَنْ يَفْعَلَ أَيَّ شَيْءٍ فِي أَيِّ لَحْظَةٍ.
O kadar zıpır bir çocuk ki, her an bir yaramazlık yapabilir.
إِنَّهُ طِفْلٌ مُتَهَوِّرٌ لِلْغَايَةِ، يُمْكِنُهُ أَنْ يَفْعَلَ أَيَّ شَيْءٍ فِي أَيِّ لَحْظَةٍ.
O kadar zıpır bir çocuk ki, her an bir yaramazlık yapabilir.
إِنَّهُ يَنْجَحُ فِي إِضْحَاكِ الْجَمِيعِ بِتَصَرُّفَاتِهِ الطَّائِشَةِ.
Zıpır davranışlarıyla herkesi güldürmeyi başarıyor.
بِصِفَتِهِ شَابًّا أَهْوَجَ، يُحِبُّ أَنْ يَعِيشَ الْحَيَاةَ عَلَى أَكْمَلِ وَجْهٍ.
Zıpır bir genç olarak, hayatı dolu dolu yaşamayı seviyor.