حَقَّقَ فَرِيقُنَا نَصْراً عَظِيماً بَعْدَ صِرَاعٍ صَعْبٍ.
Takımımız, zorlu bir mücadeleden sonra büyük bir zafer kazandı.
حَقَّقَ فَرِيقُنَا نَصْراً عَظِيماً بَعْدَ صِرَاعٍ صَعْبٍ.
Takımımız, zorlu bir mücadeleden sonra büyük bir zafer kazandı.
كَانَ الِانْتِصَارُ حَلِيفَنَا فِي نِهَايَةِ الْمَطَافِ بَعْدَ جُهْدٍ كَبِيرٍ.
Büyük bir çabanın ardından sonunda zafer bizimleydi.
بَدَأَ الْحِزْبُ الَّذِي فَازَ فِي الِانْتِخَابَاتِ فِي تَطْبِيقِ سِيَاسَاتٍ جَدِيدَةٍ.
Seçimlerde zafer kazanan parti, yeni politikalar uygulamaya başladı.
Ayrıca: غَلْبَة
نَجَاح، مَجْد، ظَفَر، ظُفُور، مَفَاز