زَاهِد — زُهَّاد
إِنَّ عَيْشَ حَيَاةٍ زَاهِدَةٍ يَعْنِي الِابْتِعَادَ عَنْ مَلَذَّاتِ الدُّنْيَا.
Zahit bir hayat sürmek, dünyevi zevklerden uzak durmak anlamına gelir.
إِنَّ عَيْشَ حَيَاةٍ زَاهِدَةٍ يَعْنِي الِابْتِعَادَ عَنْ مَلَذَّاتِ الدُّنْيَا.
Zahit bir hayat sürmek, dünyevi zevklerden uzak durmak anlamına gelir.
إِنَّهُ يَعِيشُ مِثْلَ نَاسِكٍ سَحَبَ يَدَهُ مِنَ الدُّنْيَا.
O, dünyadan elini eteğini çekmiş bir zahit gibi yaşıyor.