zaman geçirmek

قَضَيْتُ عُطْلَةَ نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ مَعَ عَائِلَتِي.

Hafta sonunu ailemle birlikte zaman geçirerek değerlendirdim.

أُحِبُّ الْجُلُوسَ فِي الْمَقْهَى مَعَ أَصْدِقَائِي وَتَمْضِيَةَ الْوَقْتِ.

Arkadaşlarımla kafede oturup zaman geçirmeyi seviyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler