فِي ظَنِّي، سَنُحَقِّقُ نَجَاحًا كَبِيرًا فِي نِهَايَةِ هَذَا الْعَمَلِ.
Benim zanımca, bu işin sonunda büyük bir başarı elde edeceğiz.
فِي ظَنِّي، سَنُحَقِّقُ نَجَاحًا كَبِيرًا فِي نِهَايَةِ هَذَا الْعَمَلِ.
Benim zanımca, bu işin sonunda büyük bir başarı elde edeceğiz.
لَا أُرِيدُ أَنْ أَحْمِلَ تَخْمِينًا سَيِّئًا عَنْهُ، لَكِنَّ سُلُوكَهُ مُرِيبٌ.
Onun hakkında kötü bir zan beslemek istemiyorum, ama davranışları şüpheli.
هَذَا مُجَرَّدُ افْتِرَاضٍ، لَيْسَ لَدَيْنَا دَلِيلٌ قَاطِعٌ.
Bu sadece bir zan, elimizde kesin bir kanıt yok.
اِتِّهَام، اِشْتِبَاه، مَظِنَّة، ظِنَّة