لَا تَظُنَّ أَنَّ هَذَا الْعَمَلَ سَهْلٌ، سَتَحْتَاجُ إِلَى الْعَمَلِ بِجِدٍّ.
Bu işin kolay olduğunu zannetme, çok çalışman gerekecek.
لَا تَظُنَّ أَنَّ هَذَا الْعَمَلَ سَهْلٌ، سَتَحْتَاجُ إِلَى الْعَمَلِ بِجِدٍّ.
Bu işin kolay olduğunu zannetme, çok çalışman gerekecek.
لَا تَفْتَرِضْ أَنَّكَ تَعْرِفُ كُلَّ شَيْءٍ، هُنَاكَ الْكَثِيرُ لِتَتَعَلَّمَهُ.
Her şeyi bildiğini zannetme, öğrenmen gereken çok şey var.
لَا تَحْسَبْ أَنَّكَ تَسْتَطِيعُ خِدَاعَ الْجَمِيعِ، سَيُتَمُّ الْقَبْضُ عَلَيْكَ يَوْمًا مَا.
Herkesi kandırabileceğini zannetme, bir gün yakalanırsın.
إِخَالَة