zar atmak

تَجَمَّعَ اللَّاعِبُونَ حَوْلَ الطَّاوِلَةِ لِرَمْيِ النَّرْدِ بِالتَّنَاوُبِ، وَكَانَ الْحَمَاسُ فِي ذِرْوَتِهِ.

Oyuncular sırayla zar atmak için masanın etrafında toplandılar, heyecan doruktaydı.

الْمُقَامَرَةُ فِي الْحَيَاةِ تَتَطَلَّبُ أَحْيَانًا الْمُخَاطَرَةَ، وَلَكِنْ يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Hayatta zar atmak bazen risk almayı gerektirir, ama dikkatli olmalısın.

إِنْشَاءُ عَمَلٍ جَدِيدٍ يُشْبِهُ الْمُجَازَفَةَ الْكَبِيرَةَ، فَقَدْ يَكُونُ نَجَاحًا أَوْ فَشَلًا.

Yeni bir iş kurmak, büyük bir zar atmak gibidir, başarı veya başarısızlık olabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler