أَنَاقَتُهَا وَلُطْفُهَا يَسْحَرُ الْجَمِيعَ، لِهَذَا السَّبَبِ يُحِبُّونَهَا كَثِيرًا.
Onun zarafeti ve nezaketi herkesi büyülüyor, bu yüzden onu çok seviyorlar.
أَنَاقَتُهَا وَلُطْفُهَا يَسْحَرُ الْجَمِيعَ، لِهَذَا السَّبَبِ يُحِبُّونَهَا كَثِيرًا.
Onun zarafeti ve nezaketi herkesi büyülüyor, bu yüzden onu çok seviyorlar.
رِقَّةُ وَخِفَّةُ رَاقِصَةِ الْبَالِيهِ تَسْحَرُ الْمُشَاهِدِينَ.
Bale dansçısının zarafeti ve hafifliği, izleyenleri büyülüyor.
اللَّطَافَةُ وَالْكِيَاسَةُ صِفَتَانِ مُهِمَّتَانِ تَعْكِسَانِ شَخْصِيَّةَ الْإِنْسَانِ.
Zarafet ve nezaket, bir insanın karakterini yansıtan önemli özelliklerdir.
رَشَاقَة، لَبَاقَة، كِيَاسَة، رَهَافَة، قِيَافَة، ذَرَابَة