وَبَّخَ الْمُعَلِّمُ الطُّلَّابَ الَّذِينَ كَانُوا يَتَصَرَّفُونَ بِشَكْلٍ سَيِّئٍ.
Öğretmen, yaramazlık yapan öğrencileri zecir etti.
وَبَّخَ الْمُعَلِّمُ الطُّلَّابَ الَّذِينَ كَانُوا يَتَصَرَّفُونَ بِشَكْلٍ سَيِّئٍ.
Öğretmen, yaramazlık yapan öğrencileri zecir etti.
أَنَّبَتِ الْأُمُّ طِفْلَهَا لِأَنَّهُ كَذَبَ.
Anne, çocuğunu yalan söylediği için zecir etti.
زَجَرَ الشُّرْطِيُّ السَّائِقِينَ الَّذِينَ لَمْ يَلْتَزِمُوا بِالْقَوَاعِدِ.
Polis, kurallara uymayan sürücüleri zecir etti.