zede

بَعْدَ السُّقُوطِ، تَشَكَّلَتْ كَدْمَةٌ كَبِيرَةٌ عَلَى رُكْبَتِهِ وَأَصْبَحَتْ مُتَوَرِّمَةً.

Düştükten sonra dizinde büyük bir zede oluştu, morarmıştı.

شَكَرَ اللَّهَ أَنَّهُ نَجَا مِنْ حَادِثِ السَّيَّارَةِ بِإِصَابَةٍ طَفِيفَةٍ فَقَطْ.

Araba kazasında hafif bir zede ile kurtulduğuna şükretti.

İlişkili Kelimeler