zehir

اسْتَخْدَمَ الْمُجْرِمُ السُّمَّ لِقَتْلِ ضَحِيَّتِهِ فِي جَرِيمَةٍ بَشِعَةٍ.

Suçlu, korkunç bir suçta kurbanını öldürmek için zehir kullandı.