zehirlenmek

تَسَمَّمْتُ مِنَ الْفُطْرِ الَّذِي أَكَلْتُهُ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ وَتَقَيَّأْتُ طَوَالَ اللَّيْلِ.

Dün akşam yediğim mantarlardan zehirlendim ve bütün gece kustum.

اِنْسَمَّ الطِّفْلُ بَعْدَ أَنْ أَكَلَ طَعَامًا فَاسِدًا.

Çocuk bozuk yemek yedikten sonra zehirlendi.

Eşdizimler