zeki

إِنَّهُ طِفْلٌ ذَكِيٌّ جِدًّا وَيَتَعَلَّمُ كُلَّ شَيْءٍ بِسُرْعَةٍ.

O, çok zeki bir çocuk ve her şeyi çabuk öğreniyor.

بِمَا أَنَّهُ طَالِبٌ فَطِينٌ، فَقَدْ نَجَحَ فِي الِامْتِحَانِ.

Zeki bir öğrenci olduğu için sınavda başarılı oldu.

هِيَ طَالِبَةٌ نَجِيبَةٌ وَتَحْصُلُ دَائِمًا عَلَى دَرَجَاتٍ عَالِيَةٍ.

O zeki bir öğrenci ve hep yüksek not alıyor.

İlişkili Kelimeler