zekice

أَجَابَ الطَّالِبُ عَلَى سُؤَالِ الْمُعَلِّمِ بِذَكَاءٍ، مِمَّا أَثَارَ إِعْجَابَ الْجَمِيعِ وَحَصَلَ عَلَى التَّقْدِيرِ.

Öğrenci, öğretmenin sorusunu zekice yanıtlayarak herkesi etkiledi ve takdir topladı.

زَادَتِ الشَّرِكَةُ مَبِيعَاتِهَا بِشَكْلٍ كَبِيرٍ بِاسْتِخْدَامِ اسْتِرَاتِيجِيَّاتِ تَسْوِيقٍ بِفِطْنَةٍ.

Şirket, pazarlama stratejilerini zekice kullanarak satışlarını önemli ölçüde artırdı.

İlişkili Kelimeler