سَيُمَهِّدُ هَذَا الْمَشْرُوعُ الطَّرِيقَ لِلتَّعَاوُنِ الْمُسْتَقْبَلِيِّ.
Bu proje, gelecekteki işbirlikleri için zemin hazırlayacak.
سَيُمَهِّدُ هَذَا الْمَشْرُوعُ الطَّرِيقَ لِلتَّعَاوُنِ الْمُسْتَقْبَلِيِّ.
Bu proje, gelecekteki işbirlikleri için zemin hazırlayacak.
هَيَّأَ الْقَانُونُ الْجَدِيدُ أَرْضِيَّةً مُنَاسِبَةً لِلْمُسْتَثْمِرِينَ.
Yeni yasa, yatırımcılar için uygun bir zemin hazırladı.
هَيَّأَ الجَوّ