zerre

لَامَسَتْ ذَرَّةُ رَمْلٍ قَدَمِي أَثْنَاءَ الْمَشْيِ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ.

Deniz kenarında yürürken ayaklarıma bir zerre kum değdi.

لَيْسَ لَدَيَّ ذَرَّةٌ مِنَ اللَّوْمِ فِي هَذَا الْحَدَثِ.

Bu olayda benim bir zerrecik bile suçum yok.

İlişkili Kelimeler