zimamdar

اتَّخَذَ الْمُدِيرُ الْمَسْؤُولُ فِي الشَّرِكَةِ قَرَارَاتٍ مُهِمَّةً بِشَأْنِ الْمَشَارِيعِ الْجَدِيدَةِ.

Şirketin zimamdar yöneticisi, yeni projeler için önemli kararlar aldı.

الشَّخْصُ الْمُدِيرُ لِهَذِهِ الْمُؤَسَّسَةِ يَقُومُ بِمَهَامِّهِ بِنَجَاحٍ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.

Bu kurumun zimamdar kişisi, uzun yıllardır başarılı bir şekilde görev yapıyor.

قَادَ قَائِدُ الْفَرِيقِ اللَّاعِبِينَ إِلَى النَّصْرِ مِنْ خِلَالِ تَحْفِيزِهِمْ.

Takımın zimamdar kaptanı, oyuncuları motive ederek zafere taşıdı.

İlişkili Kelimeler