zincirlemek

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ تَقْيِيدُ الْمُجْرِمِينَ بِالسَّلَاسِلِ وَحَبْسُهُمْ مُمَارَسَةً شَائِعَةً.

Eski zamanlarda suçluları zincirlemek ve hapsetmek yaygın bir uygulamaydı.

رَبَطَ الرَّجُلُ دَرَّاجَتَهُ بِسِلْسِلَةٍ أَمَامَ الْبَيْتِ.

Adam bisikletini evin önünde zincirledi.

İlişkili Kelimeler