ziyaret etmek

سَأَزُورُ عَائِلَتِي فِي نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ.

Hafta sonu ailemi ziyaret edeceğim.

تَفَقَّدَ الْمُفَتِّشُ الْمَدَارِسَ.

Müfettiş okulları ziyaret etti.

سَيَعُودُ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ فِي غُرْفَتِهِ.

Doktor hastayı odasında ziyaret edecek.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler