كَانَ أَلَمُ أَسْنَانِي شَدِيدًا لِدَرَجَةِ أَنَّنِي شَعَرْتُ بِخَفَقَانٍ مُسْتَمِرٍّ.
Diş ağrım o kadar şiddetliydi ki, sürekli bir zonklama hissediyordum.
كَانَ أَلَمُ أَسْنَانِي شَدِيدًا لِدَرَجَةِ أَنَّنِي شَعَرْتُ بِخَفَقَانٍ مُسْتَمِرٍّ.
Diş ağrım o kadar şiddetliydi ki, sürekli bir zonklama hissediyordum.
عِنْدَمَا أُصِبْتُ، بَدَأَ نَبْضٌ شَدِيدٌ فِي رَأْسِي.
Yaralandığımda, başımda şiddetli bir zonklama başladı.