نَهَضَ الرَّجُلُ الْمُصَابُ بِصُعُوبَةٍ وَبَدَأَ فِي الْمَشْيِ.
Yaralı adam zorlukla ayağa kalktı ve yürümeye başladı.
نَهَضَ الرَّجُلُ الْمُصَابُ بِصُعُوبَةٍ وَبَدَأَ فِي الْمَشْيِ.
Yaralı adam zorlukla ayağa kalktı ve yürümeye başladı.
يَعِيشُونَ بِمَشَقَّةٍ، وَيَحْسُبُونَ حِسَابَ كُلِّ قِرْشٍ.
Zorlukla geçiniyorlar, her kuruşun hesabını yapıyorlar.
وَصَلْنَا إِلَى الْقِمَّةِ بِعَنَاءٍ كَبِيرٍ.
Zirveye büyük zorlukla ulaştık.
بِكُلِّ صُعُوبَة